Muharebelerin İlk Günü 27. Alay

Muharebelerin İlk Günü 27. Alay
17 Eylül 2016 tarihinde eklendi, 609 kez okundu.

Muharebelerin İlk Günü 27. Alay, 25 Nisan 1915 Arıburnu Anzak çıkarması esnasında savunmadaki 27. Alay‘ın Harp Ceridesi üzerine yazılmış bir makale.

27. Alay Harp Ceridesi

Çanakkale Savaşı esnasında bir çok birlik ön plana çıkarak tarih sahnesinde farklı yerlere sahip olmuştur. 27. Alay ise Arıburnu çıkarmaları esnasında kuzey kıyılarını savunan ve düşmana ilk kurşunu sıkan birliktir. Günümüzde bir çok ziyaretçinin adını bile duymadan Çanakkale Savaş Alanları ve Şehitliklerini gezip geri döndüğü 27. Alay‘ın savaş kayıtlarına ait bir makale ile sizlerleyiz.

27. Alay Harp Ceridesi

Makale Özeti

25 Nisan 1915’de İngilizlerin Arıburnu çıkarması, bölgede yeterli Osmanlı kuvveti olmadığı için kısa zamanda gelişme gösterdi. Arıburnu’nda herhangi bir çıkarma harekatına karşı gözetleme birlikleri halinde bulunan bir tabur kadar kuvvet, geri çekilmeye başladığında Conkbayırı silsilesini ele geçirmek isteyen İngiliz birlikleri, bölgede serbest kaldı. İki taburu ile Maydos’tan yola çıkan 27. Alay birlikleri, Kanlısırt- Kırmızısırt hattında İngiliz birliklerim durdurmayı başardı. İşte bu birlikler, İngiliz birliklerine karşı ilk Osmanlı müdahalesini yapan Şefik Aker komutasındaki 27. Alay birlikleridir. Bu tutulan hatlar, 6 Ağustos 1915 tarihindeki ikinci çıkarma harekatına kadar değişmeden kalacaktır.

Gelibolu Yarımadası kuzey bölgesi, arazi bakımından karışık bir yapıda olmasından dolayı tutulan hatların elden çıkması çok kolay olmayacaktır. İşte bu nedenle ilk gün yapılan muharebeler çok önemlidir. Bu bakımdan 27. Alay’ın ve daha kuzeyde 57. Alay’ın 25 Nisan 1915 tarihindeki müdahaleleri, Gelibolu Yarımadası kuzey bölgesi muharebelerinin kaderim belirlemiştir denilebilir.

İlk Gün 25 Nisan 1915

27. Alay Harp Ceridesi’ne Göre Çanakkale Cephesi’nde Kara Muharebelerinin İlk Günü (25 Nisan 1915)

1 Nisan 1915 tarihinden itibaren 27. Alay’ın 1. ve 3. Taburu ile bir makineli tüfek bölüğü, 9. Tümen’in ihtiyatı olarak Eceabat’ta toplu olarak bulunmaktaydı. 27. Alay’ın 2. Taburu ise, Anafartalar Ovası’ndaki Azmakdere’den Kabatepe güneyindeki Çamtepe’ye (hariç) kadar olan sahil bölgesinin korunmasında ve gözetlenmesinde görevli idi.

24 Nisan 1915 saat 19.00’da Eceabat’ta bulunan 1. ve 3. Tabur ile makineli tüfek bölüğü, 9. Tümen Komutanlığı’ndan aldığı emir gereğince, Kabatepe ve Palamutluksırtı’ndan sahile kadar olan bölgede gece tatbikatı yaptı. Bu tatbikat esnasında yapılan gözetlemede düşman gemilerinden hiçbir eser görülmedi ve gece yarısından sonra Eceabat’a geri dönüldü. Bir müddet sonra gelen top sesleri Eceabat’a yeni ulaşmış bu birliklerin dikkatini çekti; çünkü hemen her gece işitilen top sesleri boğaz girişinden gelirken bu sesler baü yönünden geliyordu. Bunun üzerine 27. Alay Kumandanı Şefik Bey, Eceabat telefon merkezi vasıtasıyla Arıburnu’na asker çıkarılmakta olduğunu öğrenir öğrenmez, birliklere harekete hazır olmaları emrini göndererek 9. Tümen Komutanlığı’na da harekete hazır olduğunu bildirdi ve bir müddet bekledikten sonra 9. Tümen Komutanlığı’ndan saat 05.45’te aşağıdaki emri aldı :

“Suret;
1- Düşman yarım saatten beri Arıburnu ile Kabatepe arasında barınmak teşebbüsatına başladığı anlaşıldı. 27. Alay’ın zeytinlikteki taburlarıyla makineli tüfek ve Çamburnu’ndaki dağ bataryası şimdi Kaymakam Şefik Bey kumandasında hareketle düşmanın icrasını engellemek ve çıkarılacak kuvvetini kesinlikle denize püskürtecektir.
2- Sarafim ordugahında bulunan kıtaat harekete geçmek üzeredir.
9. Tümen Kumandanı Miralay Halil Sami

Bu emri alır almaz harekete geçen birlikler ayrı ayrı yol takip ederek sahile doğru ilerlemeye başladılar. 3. Tabur ve makineli tüfek bölüğü Boyun Noktası’ndan geçecek, 1. Tabur Kabatepe yolundan gidecekti. Bu tedbir, kumanda emrinden çıkmadan harekete müsaade edecek birbirine yakın yolların bulunmasından ve İngiliz donanmasından etkilenme derecesini azaltmak maksadıyla alındı. Ordugahtan hareket anında, Kabatepe telefon merkezinden alınan şifahi bilgilerde İngiliz birliklerinin yalmz Arıburnu tarafında nakliye gemileri ile kademe kademe çıkarma yaptığı öğrenildi . 3. Tabur ve makineli tüfek bölüğü, Boyun Noktası’nı aşarken İngilizlerin büyük küçük ebatlı harp gemileri ve nakliye gemileri ile bu gemilerden birinin gözetleme amacıyla uçurduğu bir balon görüldü. Donanma ateşi tam bu sırada bu birlikler üzerine ateş açmış olsa idi etkisi olabilirdi; fakat birlikler Boyun Noktası’nı aşıp donanma ateşinden korunan bir ovaya indikten sonra donanma ateşi başladı . Boyun Noktası’ndan doğruca Kavaktepe yönüne doğru hareket eden birlikler yol üzerinde yaralı askerler ile karşılaşıyorlardı. Artık Kanlısırt ve Kırmızısırt’ın doğu yamaçlarında bazı hareketler görülmeye ve piyade ateşleri işitilmeye başlandı. Bundan sonra önde 3. Tabur, gerisinde 1. Tabur olmak üzere Kavaktepe’den Kanlısırt’a doğru yapılacak taarruzun, güneyden saldırı olması nedeni ve sonucunda düşmana Topçularsırtı’nı kaptırmamak amacı ile kuzey yönünde Göktepe’ye doğru hareket edildi. 3. Tabur 165 Rakımlı Tepe’ye ulaştığında, 1. Tabur halen bu tepenin güneyinde hareket halindeydi. Bu bölgeden İngiliz birliklerine taarruz karan verilmişti; fakat Çamburnu’ndan gelmesi gereken cebel bataryası henüz ulaşmamıştı. Tam bu sırada Kocadere yönünden bir top geldi . Böylece taarruz için toplanan kuvvet 27. Alay’ın 1. ve 3. Taburları; bir makineli tüfek bölüğü ve bir adet top idi. İngiliz birliklerine karşı ilk müdahale bu kuvvetlerle yapılacaktı. Taarruz hazırlıklarına başlamışken 27. Alay Komutanı Şefik Bey aşağıdaki şifahi taarruz emrini verdi :

“1- Düşmanın sol tarafı takriben Kılıçbayırı (dahil) sırtlarında, sağ tarafı Kanlısırt’ (dahil) dadır. Düşmanın ilerlemiş olan kısımları, önümüzdeki dereyi (Çataldere ve Çataldere ’nin Kanlısırt doğusundaki kısmı) ele geçirmiştir ve üzerinde bulunduğu sırtlara doğru (Topçularsırtı) ilerlemektedir.
2- Birinci tabur Kırmızı ve Kanlısırt üzerine taarruz edecektir. Üçüncü tabur Kırmızısırt’tan (Hariç) itibaren düşmanın sol tarafına taarruz edecektir.
3- Birinci tabur bir bölüğünü nezdimde ihtiyat olarak bırakacaktır.
4- Topçu, 165 Rakımlı Tepe ’de olacaktır.
5- Makineli Tüfek Bölüğü, 165 Rakımlı Tepe’nin güneyinden ateşleri ile taarruzu himaye edecektir.
6- Ben topçu ve makineli tüfeğin başında bulunacağım.
7- Muharebe ağırlıklarından gereği kadar burada alıkonularak, diğerlerinin yükü indirilerek cephane götürmek üzere Bigalı cephaneliğine gönderilecektir. Bigalı’dan gelecek cephane 165 Rakımlı Tepe ’nin gerisinde bulundurulacaktır. Taburları cephanelerini buradan alacaklardır.
8- Taburların sargı mahalleri 165 Rakımlı Tepe’nin gerilerinde, Kocadere karyesine giden yol kenarında bulunacaktır.”

3. Tabur’un saat 07.55’te taamıza kalkması ile muharebe başladı. Eldeki tek top 165 Rakımlı Tepe’nin kuzeyinden İngiliz birliklerinin eline geçen üç topun bulunduğu mevkiiye doğru Kanlısırt’a; 165 Rakımlı Tepe’nin güneybatısındaki çalılarda gizli olan makineli tüfek bölüğü de dört tüfeği ile birlikte aynı noktaya ateşe başladı. 3. Tabur’un taarruza daha önce başlaması nedeni ile İngiliz birliklerinin bütün dikkatini ve ateşini üzerine çekti. Bu nedenle 1. Tabur, Keklikderesi’ne koşarak inmek suretiyle Adanabayırı’nı tuttu ve Adanabayırı’nın güneybatısındaki İngiliz keşif kollarını geri çekilmek zorunda bıraktı. Kanlısırt ve Kırmızısırt ile bu sırtların kuzeyindeki sırtların doğuya inen yamaçlarında İngilizlerin takviye kıtaat indirme teşebbüsü görülmesi üzerine, topçu ve makineli tüfek ateşleri bu yöne çekilerek İngiliz birliklerinin bu girişimi engellendi. Tam bu esnada 9. Tümen Kumandanı Halil Sami Bey’den aşağıdaki telefon geldi :

“Suret
Saat 08.25
Kaymakam Şefik Bey ’e

Bir çeyrek evvel 19. Tümen’den 57. Alay ile bir cebel bataryası tümen kumandanı ile sağ tarafınıza hareket etmiştir.

                                                                                                      9. Tümen Kumandanı Miralay Halil Sami”

Muharebe devam ediyordu, takviye kıtaatı göndermeyi başaramayan İngiliz birlikleri, bu defa da manga manga avcı halinde koşar adımla Kanlısırt’ın çalıları arasından ve bu sırtın kuzeyindeki dereden kuvvet yollamaya çalıştı.

Yine tek topun ve makineli tüfeğin ateşleri buna engel oldu. İngiliz birlikleri Kırmızı sırt’tan ilerlemeye cesaret edemiyordu; çünkü bu sırtın gayet düz olmakla beraber çalılık olmaması buradaki herhangi bir hareketi açık hedef haline getiriyordu.

1. Tabur ve 3. Tabur’a ait avcı kuvvetleri Uzundere’nin batısındaki İncesırt’a taarruzla kısmen burayı ele geçirdiler. İncedere vadisi ile Çataldere mıntıkalarında çatışma yapılmakla beraber İngiliz donanması belli bir hedeften ziyade taraka halinde bütün alam donanma ateşine tutuyordu. İngiliz birliklerinin Merkeztepe-Gedik-Sivritepe-Kanlısırt yönünden gelen makineli tüfek ateşleri Fundalıksırtı ele geçiren 1. ve 3. Tabur avcı hatlarının üzerine yoğunlaştığı sırada, 1. Tabur kuvvetleri sol tarafa doğru Kanlısırtın doğu yamaçlarındaki İngiliz birliklerine karşı taarruza başladı. Bunun üzerine bu taarruza destek amacıyla makineli tüfek bölüğünün bir takımı Adanabayırı’na gönderildi. Tam bu esnada Çamburnu’ndan gelen cebel bataryası (9. Alay 3. Tabur 8. Bölük) 165 Rakımlı Tepe’ye mevzii aldırılarak ateşe başladı. Saat 10.30’dan sonra 3. Tabur, Fundalıksırtın kuzeybatısındaki dereye ve İncebayır’da bulunan İngiliz birliklerini geri atmış; 1. Tabur Adanabayırı’ndaki makineli tüfek bölüğü takımının yardımıyla Çataldere ve Karayörükderesi’ne kadar olan sırtları ve etekleri tutmuş bulunuyordu .

İngiliz birliklerinin İncebayır ile Topçubayırı üstünde bulunan ve Kılıçbayırı mevkiinden Conkbayırı’na doğru ilerlemeye çalışan kuvvetlerini, 3. Tabur’un sağ tarafını oluşturan Mülazım Mithat Efendi kumandasındaki bölük ile çıkarma sonrası iki takındık kuvveti kalan ve bu kuvvetle 3. Tabur’a katlan 2. Tabur’a mensup Mülazım Mustafa Efendi’nin kuvvetleri, İngiliz birliklerine yandan etki etmek sureti ile cephe aldılar ve 27. Alay 2. Tabur 4. Bölük Mülazım-ı sanisi İbrahim Efendi’nin müfrezesi ile irtibat kurarak 57. Alay’ın cepheye ulaşmasına kadar cepheyi tutmaya çalıştılar .

Böylece, 27. Alay, 1. ve 3. Taburlarıyla ve 2. Tabur’dan yaklaşık bir bölük kuvvetten oluşan mevcuduyla (yaklaşık 2200 silah) dört saatten beri ortalama on beş bin İngiliz kuvvetine karşı savaşarak, onlan Kesikdere ve Karayörükderesi’nin batı tarafına attı. Bu süreç boyunca yaralı ve şehit olmak üzere üç yüze yakın zayiat verdi.

57. Alay’ın tam zamanında cepheye ulaşması ve taarruza kalkması sonucu 27. Alay, taarruzunu Kanlısırt yamaçlarına doğru yoğunlaştırdı. Kanlısırt, Kırmızısırt’ın aksine fundalıklı ve sert arazi yapısına sahipti.

Kırmızısırt’ta açık hedef olan herhangi bir hareket Kanlısırt’ta tam olarak görülemez ve hissedilemezdi. Bu nedenle Kanlısırt’ın ele geçirilmesi, Kırmızısırt’ta da hakim olmak demekti. Aynca İngiliz birliklerinin baskınına uğrayan Osmanlı toplan da Kanlısırt’taydı. Bu amaçla 27. Alay Kumandanı Şefik Bey aşağıdaki taarruz emrini verdi :

“ Topçu mevziinden – 25 Nisan 1915 – Saat 12.00

1- Kahraman arkadaşlarımın arslanlar gibi yaptığı hücumlarla düşmana bir çok telefat verdirmiş ve esir bıraktırmış ve büyük derenin öbür tarafına kaçırmıştır.
2- 57. Alay sağ tarafımızdan kahramarıane muharebeye tutuşarak düşmanı önüne katmıştır.
3- Düşmanı denize dökmek için evvela vazifemiz karşımızdaki Çamlıhsırt’ı (Kanlısırt) zabt etmek, orada düşmanın elinde ağlayarak bizi bekleyen topçularımızı kurtarmaktır.
4- 3. Tabur bir bölüğünü 1. Tabur emrine verecektir. Geri kalan kuvveti ile bulunduğu sırtlardan ateş ile 1. Tabur ’un taarruzunu kolaylaştıracaktır. Sağ taraftan 57. Alay ile irtibat kurularak hareket edilecektir. İlerideki sırtları (Merkeztepe, Bombasırt) zabt etmek için ayrıca emir verilecektir.
5- 1. Tabur Çamlısırt’a taarruz edecektir. Bu sırtı zabt edecek ve topları kurtaracaktır. Bu sırtın kuzeyindeki Düzsırt’ın üstünde ve doğusunda düşman yoktur, gerisindedir. Çamlısırt’ın zabtıyla bu sırt işgal edilecektir.
6- Karşımızdaki sırtların batı kenarlarında evvelce yaptığımız siperleri tuttuktan sonra düşmanın ateşle denize kadar takip edileceği ve teslim oldukları takdirde silahları bıraktırılarak esir alınacaktır.
7- Topçu ve makineli tüfek bölüğü mevziilerinde kalacak ve taarruzu himaye edeceklerdir.
8- İhtiyattaki bölük şimdilik daha emir altında ihtiyatta kalacaktır.
9- Şimdilik batarya ve makineli tüfek bölüğünün başındayım.
27. Alay Komutanı Kaimmakam Mehmet Şefik”

1. Tabur, 3. Tabur’un 3. Bölüğü ile kendi üç bölüğünden oluşuyordu. İngiliz birlikleri Kanlısırt’ta, bu sırtın doğu yamaçlarında ve Cemal Dere’de mevcudiyet gösteriyordu. 1. Tabur hazırlıklarını tamamlayarak taarruza başladı. Kanlısırt’a doğru dereyi geçmek üzere iken İngiliz birlikleri soldan 1. Taburu çevirmek istedi ise de durdurularak taarruza devam edildi. Bu arada topçular da Kanlısırt’ın batı yamaçlarını ateşe tutuyorlardı. 1. Tabur’un avcı kuvvetleri dereyi aşarak Kanlısırt’ı sardı ve ilerlemeye başladı. İngiliz birlikleri Kanlısırt’ın güney yamaçlarından epey zayiatla geri çekilmeye başladı. Süngü mücadelesi ile Kanlısırt’ın güneyi, ardından da doğu yamaçları ele geçirildi. Fakat İngiliz birlikleri, toplan geri vermemek ve Kanlısırt’ı bırakmamak için karşı hücumlar yapıyorlardı. Toplam başında bir saat süren mücadeleden sonra Kanlısırt ve burada esir edilmiş Osmanlı topları tekrar ele geçirildi. Bunu üzerine geride bekleyen ihtiyat da ileri alınarak tahkimatla uğraşıldı.

25 Nisan akşamına doğru birlikler muharebelere aralıklarla devam ederken 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Bey’in bütün birliklerin gece taarruzu için hazırlıklara başlamasını emretmesi ile cephedeki tüm birliklere düzen verilmeye başlandı. Bu sırada topçu birliklerine verilen emir gereğince, bu birlikler Kanlı ve Kırmızısırt’ın gerilerine ve Gedik Noktası’na doğru şiddetli şarapnel ateşine devam etti.

Bu arada gece taarruzu için hazırlıklann başlamasına rağmen 77. Alay’ın başıbozuk bir şekilde dağıldığı ve hiçbir şekilde bu alaydan yardım alınamayacağı anlaşıldı. Böylece Kanlısırt’ın güneyi korumasız bırakılmış oluyordu; buna karşın Kanlısırt’ta muharebe ateşi aralıklarla devam ediyordu. Gece saat 02.30 gibi yanm bölük kadar kuvveti ile Kanlısırt gerisine gelen 77. Alay Komutam Binbaşı Saib Bey, Kanlı Sırt’tâki 27. Alay’ın 1. Tabur Komutanı İbrahim Efendi’yi İngiliz birliklerinin Karayörükderesi’nden saldıracağı düşüncesi ile geri çekilmeye zorlaması üzerine Kanlısırt boşaltıldı . Gündüz zorlukla ele geçirilen Kanlısırt, bu şekilde bırakılmış oldu. Yüzbaşı İsmail Hakkı Efendi kumandasında Kırmızısırt’ı tutan 1. Tabur’un 2. Bölüğü, gece bu sırtta kalmışsa da gün ağardığında İngiliz ateşinden etkilenerek Adanasırt’ın güneyine çekildi.

25/26 Nisan 1915 gecesi, Osmanlı birlikleri önemli bir tahkimat noktası olan Kanlısırt’tan bir hiç yüzünden çekilmişken, İngiliz birlikleri bütün gece tahkimatla uğraşarak kazdıkları siperlere yerleştiler. Bunun neticesinde muharebelerde taarruzların büyük oranda etkisiz kalma durumu ortaya çıktı. Taarruzlar ufak tefek siperlerin ele geçirilmesinin ötesine gidemezken iki taraf askerlerinin de neredeyse toprak altına gizlenmesi durumunu yaratarak, farklı savaş tekniklerinin sahnelenmesine yol açtı.

Nitekim, 25 Nisan günü sabahı, Arıburnu çıkarması ile başlayan ve gün boyu devam eden muharebeler sonunda tutulan hatlar, 6 Ağustos 1915 gününe kadar hiç değişmeden kaldı. İki taraf kuvvetleri de ne bir adım geri attı, ne de bir adım ileri gidebildi. İşte bu nedenle, kuzey bölgesi muharebeleri içerisinde en önemli gün olarak sayılabilecek 25 Nisan tarihinde, önce 27. Alay’ın 1. ve 3. Taburlarının müdahaleleri arkasından stratejik açıdan daha önemli bir müdahale olan 57. Alay’ın müdahaleleri ile İngiliz birlikleri durdurularak burada adeta hapsedildi. Böylece, ikinci çıkarma harekatı sayılabilecek 6 Ağustos 1915 tarihine kadar -iki taraf da devamlı olarak takviye kuvvetler almasına rağmen- tutulan hatlar bırakılmadı. Osmanlı birliklerinin 25 Nisan 1915’teki bu gayreti ile Çanakkale Kara Muharebeleri belirgin bir hat üzerinde kilitlenmiş oldu.

KAYNAK:

27.ALAY HARP CERİDESİ
THE W AR JOURNAL OF THE 27th REGIMENT

Murat KARATAŞ
Araştırma Görevlisi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

Detaylı Kaynak İçin: Orjinal Makale

27. Alay Muharebelerin İlk Günü

27. Alay Muharebelerin İlk Günü

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git