Kınalı Hasan Hikayesi

Kınalı Hasan Hikayesi
26 Mart 2014 tarihinde eklendi, 69.749 kez okundu.

Bu yazımızda Çanakkale Savaşı hakkında sıkça anlatılan yaşanmış bir olayı sizlerle paylaşacağız. Hikaye Çanakkale’de şehit olan Yozgatlı Kınalı Hasan‘ın hikayesidir.

Yozgatlı Kınalı Hasan ve Hikayesi

Yozgatlı Hasan

Yozgatlı Hasan’ın lakabı da “Kınalı Hasan” olmuş Çanakkale’de savaşır iken. Hasan, Yozgat ilinin Sarıkaya kazasına bağlı Kara Yakup köyünden (Günümüzde Beldedir) gelerek Çanakkale’de savaşa katılmıştır. Çanakkale Savaşı adeta bir değirmen misali insanımızı öğütür iken, yaşanan yüksek kayıplar nedeniyle gönüllüler ve askerlik çağında olmamasına rağmen yaşı yakınlamış olanlarda askere alınmak zorunda kalınmıştır.

Daha bıyıkları terlememiş bu delikanlı, kendisi gibi gencecik arkadaşları ile beraber yayan yapıldak günlerce yürüyerek Yozgat’tan çıkıp Çanakkale’ye ulaşmış. Burada sayısı azalan birliklere yapılan takviyeler esnasında 64. Piyade Alayı, 1. Tabur, 2. Bölüğe intisap edip çakı gibi Mehmetçik olmuş arkadaşları ile birlikte.

Kınalı Hasan Hikayesi

Hasan’ın bulunduğu 2. bölüğün komutanı Yüzbaşı Sırrı Bey olarak kayıtlarda yer almaktadır. Yüzbaşı Sırrı Bey askerlerini savaşa bizzat hazırlar, talimlerini kendi yaptırır, sürekli birlik içerisinde dolaşarak askeri ile tek tek sohbet eder dertleşirdi. Genç yaşına rağmen bir baba edasıyla askerine kol kanat gerer, cephede her biri ile tek tek ilgilenirdi. Yüzbaşı Sırrı Bey talimlerine başlamadan önce, birliğine yeni katılan askerleri ile tanışmak ve sohbet etmek ister ve dolaşmaya başlar. Asker arasında dolaşırken Hasan’ın başındaki kına Sırrı Bey’in dikkatini çeker. Cepheye gelen askerlerin sağ ellerinde, sağ elinin üç parmağında ya da sağ ayağının parmaklarında kına görmeye alışıktı Sırrı Bey ama baştaki kınayı ilk defa görüyordu. Hasan’a bunun manasının ne olduğunu sorduğunda Hasan utandı, üzüldü ve dedi ki komutanına:

-Komutanım, buraya geleceğim vakit anam yaktı bu kınayı. Ben de niye diye sormadım.

Sırrı Bey:

-Öyleyse bir mektup yaz da sor bakalım, biz de öğrenmiş olalım.

Hasan:

-Ben yazı yazmasını bilmem ki komutanım.

Sırrı Bey:

-Öyleyse sen söyle bölük yazıcısı yazsın köyüne, bakalım ne cevap gelecek?

Hasan:

-Baş üstüne komutanım.

Bir istirahat anında bölük yazıcısı Hasan’ın yanına gelir. Hasan söyler, o yazar. Selam kelamdan sonra Hasan, bulunduğu yerin güzelliğinden, çiçeklerin kokusundan, arkadaşlarının dostluğundan, komutanının tatlı dilinden bahsettikten sonra, konuyu kınaya getirir.

– Anacığım, kumandanım saçımdaki kınayı sordu, ben bilemedim. Arkadaşlarımın arasında mahcup oldum. Kınanın bir mânâsı varsa bildir de kumandanıma söyleyeyim.

Mektup Yozgat yollarına çıkar ancak ne vakit varır bilinmez. Cevap gelir mi gelmez mi, anasına ulaşsa okur mu, okutur mu belli değildir. Lakin Çanakkale’de sürekli sırtlan gibi saldıran düşmana karşı koymak lazım geldiği için ihtiyat kuvvetlerinin fazla bekleyecek zamanı yoktur. 2. Bölük de savaş içerisinde üzerine düşen vazifeyi yapar. Bu öyle bir harptir ki, dünyada eşi benzeri olmayan bir vahşet yaşanmaktadır. Anadolu’nun kınalı koç yiğitleri, ellerindeki kıt imkânlarla, adeta etten bir duvar örüp düşmana geçit vermeden namusları için, vatan için vuruşmaya başlamışlardır. Bu ateş cehenneminde nice kınalı koç yiğitlerimiz, körpecik delikanlılarımız şehit olmakta, Avrupalının kan içen canavar makineleri, gemileri, topları Gelibolu’yu bir kan gölüne çevirmektedir.

Aradan iki aya yakın belki fazla zaman geçmiştir. Bir gün Yüzbaşı Sırrı Bey’in bölük karargahına birkaç mektup ulaşmıştır. Yozgat’ın Sarıkaya İlçesi Kara Yakuplar köyünün köy katibi mektubu Hasan’ın anasına ulaştırmış ve anasının söylediklerini de yazıp cepheye yollamıştır. Yüzbaşı Sırrı Bey mektubu alarak okumaya başlar. Mektup da Hasan’ın anası şunları yazmıştır:

Yavrum, Hasanım, Kınalı Kuzum,

Mektubun geldi, sanki dünyalar benim oldu. Köy kâtibi okudu, ben ağladım. Kumandanını pek sevmişsin, ne güzel! O senin babının yarısıdır. Sakın ola yavrum kumandanının emrinden çıkma, önünden aykırı geçme. Ateşe bas dese basasın yavrum. Kars’tan, Siirt’ten, Adana’dan, Uşak’tan arkadaşların olmuş. Birbirinizi çok sevip iyi geçinirmişsiniz. Elbette öylesi yakışır yavrum. Onlar senin dünya ahret hakiki kardeşlerindir. Sakın onları incitme yavrum. Sütümü sana helal etmem. Kumandanın saçındaki kınayı sormuş. Bunda bilmeyecek ne varmış ki yavrum? Bizim burada Allah için kurban seçilen koçların başını kına ile süslerler. Ben de dört kardeşin içerisinde en çok seni sevdiğim için seni vatan, millet ve Allah yolunda kurban olarak seçtim. O yüzden başını kınaladım.

Anan Hatçe

Sırrı Bey, iki gözü iki çeşme mektubu okur.  Sonra posta erini çağırır.

-Şu Yozgatlı Kınalı Hasan’ı bulun bakalım. Mektubunu ona ben okuyacağım, onun okuması yoktu.

Çok geçmez posta eri geri döner.

-Kumandanım Hasan bir hafta önce Arıburnu’ndaki şiddetli muharebede Hakk’a yürümüş.

Sırrı Bey, orada gözyaşlarına hakim olamaz. Düşmanın onca güce rağmen Çanakkale’yi neden geçemediğini bir kez daha anlar…

Çanakkale Kınalı Hasan yazımızla ilgili tüm soru ve görüşlerinizi lütfen bizlere iletiniz…

Kınalı Hasan Hikayesi Konusuna 18 Yorum Yapıldı
  1. Emin dedi ki:

    gerçekten çok etkilendim sağolun

    1. Kübra tulu dedi ki:

      Aynen saolun

  2. ömer can dedi ki:

    gerçekten çok etkilendim bizim topraklarımızda bu gibi analar ve mehmetcikler varken sırtımız yer gelmez

  3. isa dedi ki:

    bunu herkim paylastiysa sagolsun varoosun ancak sanki garip bidurum var ortada yada farkli kisiler farkli hikayeler ben bunun aynisini kinali ali olarak vede tokatin- zileden olarak biliyorum biliyorum hangisi dogrudur merak ettim dogrusu ama sonuctavatan ugruna can feda eden atalarimiz ikiside.

    1. Mustafa Özbek dedi ki:

      Hikaye yanlış burada anlatılan hikaye Tokat ZİLELİ Kınalı Ali’nin hikayesidir. Kınalı Hasan diye biri varmıdır bilmiyorum ama varsada bu onun hikayesi değil.

      1. arda dedi ki:

        kınalı Hasan benim dedemin dedesinin babasının kardeşi anladın mı ? Ayça

  4. Hasan dedi ki:

    Ve bu hikayeden çıkan sonuç: bölük komutanı verdiği zaiyatların takibini yapmamaktadır.

  5. derya dedi ki:

    Bence çok güzel

  6. Ayça dedi ki:

    ben sadece soyadını merak ediyorum bnim büyük büyük dedem olma şansı var çünkü

  7. gül sena dedi ki:

    öğretmenim bunu bize yazdırdı sınfta biz bittik

    1. Rumeysa dedi ki:

      Aynen

  8. Tahsin Tokat dedi ki:

    Kınalı Hasan’ın köyüne 35 Km.uzaklıkta. Yozgat Çayıralan Curali köyünde doğdum. Bende bir şehit torunuyum. Dedem Veli Çavuş Çanakkale savaşında şehit düşmüş. Büyüklerim der ki seferberlikte askere giden insanların, yani gençlerin üçte biri geri dönmüştür. Bize düşen görev, çok çalışarak namerde (emperyalizme ve işbirlikçilerine ) muhtaç olmadan vatanımızı atalarımızdan aldığımız gibi gelecek nesillere teslim etmektir.

  9. seval dedi ki:

    çok acıklı bir hikaye. aldığım nefesin değerini anladım. onlar ölümle savaşırken bizim bu topraklarda yaşamamızı, TÜRKLERİN soyunun devam etmesi içindir.

  10. Ayşe Bekdemir dedi ki:

    Çok acıklı ve güzel çok Mehmetçik şehit oldu vatan için

  11. Yasemin dedi ki:

    Benim sözlüm de Hakk’a yürüdü ve onu defneden hoca şehidimizin annesine söyleyin ağlamasın onu kınalı hasan ve yanında iki nöbetçi askerle defnettik çanakkale şehitlerinin yanında o demiş.. Ruhunuz şâd olsun

  12. Nisanur dedi ki:

    Çok uzunmuş
    Ama sağolun

  13. Muttalip Kılıçarslan dedi ki:

    Çanakkale de Türk milletinin nekadar asil bir millet olduğunu tüm dünya ya gösterdik.. Gösterdik demek nekadar doğru bilemiyorum. Bizler o ecdadımıza layık olacak bir yaşam sürmüyoruz.. Onlarla gurur duyuyoruz ama onlar gibi olamıyoruz.. Allah onlar gibi olmayı bizlerede nasip etsin inşallah..

  14. ahmet copur dedi ki:

    Gercekten duygulanmak elden degil boyle analara boyle yigitlere minnatdariz

Sayfa başına git