Shell Green Mezarlığı

Shell Green Mezarlığı; Anzaklar’ın Artillery (Topçu) Yolu diye bildikleri 25 Nisan Anzak Yürüyüşünde kullandıkları Lone Pine‘a çıkan yol üzerindeki yabancı mezarlık.

Shell Green Mezarlığı

Çanakkale Savaşları ve Çanakkale’nin yerel değerleri dersleri kapsamında 29.11.2014 Cumartesi günü Seyahat işletmeciliği ve Turizm Rehberliği bölümü 3 ve 4. Sınıf öğrencilerine yönelik Anzac yürüyüşü uygulama gezisi esnasında Shell Green Cemetery yani Shell Green Mezarlığını inceleme fırsatı bulduk ve sizlerle paylaşmak istedik. Daha önce defalarca bu mezarlığa uğramamıza rağmen fazla vakit ayıramamıştık. Bu gezimiz eğitim amaçlı olduğundan fazlaca vakit bulabildik.

Shell Green Mezarlığı

Mezarlığa Ulaşım

Kabatepe‘den Anzak Tören Alanına uzanan yol üzerinden yada Lone Pine istikametinden ulaşım sağlayabilirsiniz. Shell Green Mezarlığı hakim bir noktaya oluşturulmuş. Bizler ulaşım için her yıl 25 Nisan Anzac Day etkinliklerinde, Anzakların tören alanında başlayıp Lone Pine yada Conkbayırı’na ulaşmak için yürüdükleri, Topçular Yolu‘nu kullandık. Öncelikle yorucu bir tırmanış olmasına rağmen yol düzgün ve aşırı dik değil. Arazi araçları ile de ulaşabileceğiniz bir nokta.

Brighton Plajı yolunun 500 metre ilerisinde solda kahverengi ve sarı bir yön levhası vardır. Bu levha, Shell Green Mezarlığı’na çıkan toprak yolu -Anzaklar’ın Artillery (Topçu) Yolu diye bildikleri – gösterir. Bu yolu yokuş yukarı takip edip, Shell Green Mezarlığı’na uğrayıp, Lone Pine Mezarlığı ve Anıtı’na gidin. Yolun sonundaki küçük bir çamlığa gelince sağınızda Lone Pine’a girişi bulacaksınız.

Mezarlık Hakkında Bilgi

Kel Tepenin batı yamaçlarında bulunan mezarlık 1919 yılında etrafındaki küçük mezarlıklarında toplanmasıyla çok büyük bir alana yayılmıştır. Mezarlıkta 408 Avustralyalı, 1 İngiliz asker yatmaktadır. Günümüzde mezarlığın bulunduğu noktada, savaş esnasında bir kriket sahasının olduğuna dair fotoğraflar bulunmaktadır.

Artillery Yolu’ndan yukarıya çıkan yol, 2. Sırt’a (birinci sırt Haintepe’den Anzak Koyu’nun arkasındaki sahil şeridine uzanan sırt olarak kabul edilir) ve Anzak cephesine gider. Bu sırtın arkasında ve yol kenarında, birliklerin siperlerde olmadıkları zaman konaklayabilecekleri bir çok sığınak ve dinlenme yeri vardı. Gelibolu seferi sırasında, aynı zamanda Bolton Sırtı (Kel Tepe) diye bilinen bu sırt, 1915’teki Anzak hattının sonunda ve Brighton Plajı’nda denize ulaşır.

İmroz ve Limni adalarındaki geçici dinlenme kamplarından dönen takviye birlikleri ve diğer askerler, bu bölgede konuşlanan birliklerine gitmek için, sizin de Anzak Koyu’ndan beri kullandığınız yolu takip ederlerdi. Burası, İlk Anzak hattının sağındaydı ve burayı 3. Tugay (9., 10., 11. ve 12. Taburlar) ve Haziran 1915 başlarından itibaren 2. Hafif Süvari Tugayı’nın alayları (Queensland Eyaleti’nden 5. Hafif Süvari, New South Wales Eyaleti’nden 6. ve 7. Hafif Süvari Alayları) ellerinde tuttular.

Artillery Road (Topçu Yolu), adından da anlaşılacağı gibi, bu tepelerde Avustralya Sahra Topçusu’nun bir çok tabyası vardı. Yol eskiden sadece Shell Green Mezarlığı’na kadar giderdi. Ağustos Hücumuna hazırlık amacıyla, çoğunluğu Britanyalı binlerce asker Anzak bölgesine getirilip, bu tepelerdeki taraçalarda yapılan yeni sığınaklarda gizlenmişlerdir.

Bu dönemde, Artillery Yolu genişletilmiş ve sırttaki Kanlı Sırt mevzisinin tam arkasındaki tepeye kadar uzatılmıştır. Çok zor olan yol yapımı Anzakların kendileri tarafından gerçekleştirilmek zorundaydı ve Anzak bölgesindeki savaşın gerçeği olan bu günlük rutini gerçekleştirenlere ‘angaryacılar’ adı verildi:

Bunun gibi yıl boyu süren modern muharebeler boyunca hayatın devamlı bombalı çarpışmalar, süngülemeler ve bombardımanlardan ibaret olduğunu düşünmemelisiniz … esas iş, millerce düşük yol için uçsuz bucaksız siper kazılmasıydı … her gün saatlerce bisküvi kutuları ve inşaat tahtaları taşınmasıydı … sineklere karşı bitmek bilmeyen savaşta, siperlerin süpürülüp, dezenfekte edilmesiydi – savaşta askerin hayatının 10 gününden 9’u bu işlerle geçer.

[Charles Bean’in, 2 Aralık 1915’te gönderdiği rapor, Commonwealth of Australia Gazette, Sayfa.3058]

Yemek artığı ve çürüyen ceset yığınlarının bulunduğu kötü sıhhi koşullarda üreyen milyonlarca sinek her taraftaydı. Bu koku, gazilerin hiç unutamadığı bir kokuydu. 5. Süvari Alayı’ndan Süvari Eri Ion Idriess, Gelibolu’daki kaldığı zamanın büyük bölümünü burada yani Bolton Sırtı’nda ve bunun arkasındaki bütün mevzilerde geçirdi. Diğerleri gibi o da çoğunlukla konserve sığır eti, çay, şeker, bisküvi ve reçelle besleniyordu. Bu bisküviler o kadar serti ki, askerlerin bunları yemeye çalışırken dişlerini kırmaları gayet normaldi. Bisküvileri yemenin en kolay yolu, bunları rendeleyip, elde edilen kırıntıları bir lapa haline getirmekti. Idriess, bisküvi ve reçelden oluşan iğrenç bir akşam yemeğini hatırlar:

Teneke kutuyu açar açmaz sinekler reçele hücum ettiler. Onlar bir arı kümesi kadar ses çıkarıyorlardı. Hep birlikte aralarında kavga ederek reçelin etrafını sardılar. Parkamı kutunun üzerine kapatıp, sinekleri içinden çıkartıp, reçeli bisküvinin üzerine sürdüm ve bisküviyi parkanın altından çıkardım. Fakat bir sürü sinek ağzıma girip, içinde uçuşmaya başladı. En sonunda, kutuyu siperden dışarı attım. Neredeyse öfkemden bağırıp çağırdım … Burası dünyanın en lanet yerlerinden de lanet bir yer.

[Ion Idriess, Desert Column, Sydney, 1982, sayfa.42]

Artillery Yolu’ndan yukarıya çıkarken yarı yolda sağınızda bulunan Shell Green Mezarlığı‘ndaki mezar taşlarının üzerlerindeki isimlerin bir çok dokunaklı hikayesi vardır. 2. parselin, “G” sırasındaki 23 numaralı mezarda Batı Avustralya Eyaleti’nin Subiaco kasabasından ve 11. Tabur’dan 23 yaşında ölen Er Roy Facey yatar. Roy, Haziran 1915’te 11. Tabur’da görev yapan ağabeyi Albert Facey’e katılmak için Gelibolu’ya geldi. Ağabey olan Albert, Roy’un bölüğüne geçmek için başvurdu ve ‘her zaman iyi anlaştığı’ kardeşiyle birlikte olacağı günü iple çekiyordu. Fakat bu birliktelik gerçekleşmedi. 28 Haziran 1915 günü, Roy ve Albert bir hücuma katıldılar ve Albert daha sonra neler olduğunu şöyle anlatıyor:

… Geri dönünce Roy’un öldüğünü öğrendim. Onu ve bir arkadaşını aynı top mermisi öldürmüş. Bu benim için korkunç bir darbeydi. Bir çok arkadaşımı kaybettim ve bir çok kişiyi ölürken gördüm, ama Roy benim kardeşimdi … Roy’un ve 28’inde ölen 15 arkadaşının gömülmelerine yardım ettim. Onları Shell Green dediğimiz, ormandaki açık alanın kenarında yan yana gömdük. Roy’un cesedi bulduklarında paramparçaymış. Onu olabildiğince bir araya topladık – bir bacağını taşıdığımı hatırlıyorum. Bu korkunç bir şeydi.

[Albert Facey, A Fortunate Life, 1984, sayfa.273]

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git