57. Piyade Alayı’nın Çanakkale Savaşı’ndaki efsanevi tarihi, sancağı ve 57. Alay Şehitliği üzerine detaylı ziyaret, anıt ve bölge rehberi.
Piyade Alayı ve Şehitliği: Harp Tarihi ve Anıtın Gelişimi
Çanakkale, sadece askeri bir stratejinin ya da toprak mücadelesinin değil; bir milletin var oluş iradesinin, sarsılmaz bir imanın ve toprağa düşen her bir canın vatana dönüşme hikayesinin adıdır. Bu büyük destanın tam kalbinde ise, adını tarihin altın sayfalarına “Dünyanın En Kahraman Alayı” olarak yazdıran şerefli 57. Piyade Alayı durmaktadır. Kendilerinden sayıca ve cephanece katbekat üstün bir düşman ordusunun karşısına, arkalarında bıraktıkları vatanı korumaktan başka hiçbir şey düşünmeden dikilen bu kahramanlar, insanüstü bir adanmışlığın en somut timsalidir.
Bu çalışma; Tekirdağ’ın Yarçeşme sırtlarında filizlenen, Yarbay Mustafa Kemal’in “Ölmeyi Emreden” o kutlu iradesiyle Conkbayırı’nda devleşen ve sancağını asla yere düşürmeyen 57. Alay’ın kuruluşundan nihai yolculuğuna kadar uzanan o asil ve hüzünlü kronolojisini, tüm tarihi hakikatleri ve sayısal gerçekleriyle gözler önüne sermektedir.
Kahramanlığın Kronolojisi: 57. Piyade Alayı
İlk olarak 1892’de kurulan 57. Piyade Alayı, I. Dünya Savaşı seferberliği kapsamında 1 Şubat 1915’te Tekirdağ Yarçeşme’de, 1 Ocak 1915’te resmen kurulan ve komutanlığına Yarbay Mustafa Kemal’in atandığı 19. Tümen’e bağlı olarak yeniden teşkilatlandı. Başlangıçta 49 subay ve 3.638 erden oluşan alayın komutanı Binbaşı Hüseyin Avni Bey’di. Birlik, 23 Şubat’ta yola çıkıp 25 Şubat 1915’te Maydos’a ulaştı; 26 Mart’ta ise Bigalı Köyü’ne yerleşerek sıkı bir eğitime tabi tutulmuştur.
6 Nisan 1915’te 3. Kolorduya bağlanan ve Liman von Sanders’in emriyle ordu ihtiyatı olan tümen, alay eksilmeleri nedeniyle 72. ve 77. Alaylar ile takviye edildi. 25 Nisan 1915 sabahı saat 02.30’da başlayan Anzak çıkarması karşısında, Yarbay Mustafa Kemal inisiyatif alarak saat 07.30’da tümeni harekete geçirdi. Saat 09.40’ta kurmay heyetiyle Conkbayırı’na intikal etti.
Kılıçbayırı’na ulaştığında, stratejik öneme sahip tepelerin düşman askerleri tarafından ele geçirilmek üzere olduğunu gördü. Denizde düşman gemileri cirit atarken, asıl savunmayı yapacak olan 5. Ordu birlikleri Gelibolu’daydı ve bölgeye neredeyse bir günlük yürüyüş mesafesindeydi. Ordunun yetişmesi için zaman kazanılması hayati bir zorunluluktu. Mustafa Kemal, vatan topraklarını korumak uğruna her bir askerinden kanının son damlasına kadar savaşmasını isteyerek tarihin akışını değiştiren o efsanevi emri verdi:
“Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum. Biz ölene kadar geçecek süre zarfında yerimizi yeni birlikler ve yeni komutanlar alabilecektir.”
Bu sarsılmaz iradeyle kenetlenen askerler, saat 11.30’da 27. Alay ile tam koordinasyon sağlayarak amansız bir karşı taarruz başlattı.
Türk Ordusu’nun 4 taburuna karşı düşmanın 8 taburu olmasına rağmen, Anzakların ilerleyişi durduruldu ve işgalciler tahliye noktasına kadar geri püskürtüldü.
27 Nisan ve 1 Mayıs Arıburnu taarruzlarında da başrolü oynayan alay, 19 Mayıs Büyük Taarruzu’na katıldı. Toplam 42.112 piyadenin katıldığı bu harekatta, 19. Tümen 10.966 piyade ile kuzey hattındaydı. Merkez hattındaki koordinasyonsuzluk nedeniyle taarruz başarısız oldu ve toplam 9.970 zayiat (19. Tümen: 1.094) verildi.
6-10 Ağustos muharebelerinde İtilaf devletleri, 17.000 kişilik gizli takviyeyle mevcudunu 37.000’e çıkararak Conkbayırı’na yüklendi. 8 Ağustos’ta tümen komutası Mehmet Şefik Bey’e devredilirken, 57. Alay Conkbayırı’nda düşmanı yine bozguna uğrattı. Ne yazık ki Alay Komutanı Hüseyin Avni Bey, bayramın ilk günü olan 13 Ağustos 1915’te şehit düştü ve yerine Binbaşı Murat Bey atandı.
Savaş Sonrası Hakikatler: Madalyalar, Sancak ve Efsaneler
Çanakkale Savaşı’nın ardından 57. Piyade Alayı hakkında kulaktan kulağa yayılan ve günümüzde de popülerliğini koruyan iki büyük iddia bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; alayın Çanakkale’de son askerine kadar tamamen şehit düşüp yok olduğu yönündedir. Ancak katı askeri kurallar ve resmi arşivler bu durumu kesin bir dille reddeder. Muharebe hattında kayıp oranı ne kadar yüksek olursa olsun, orduların yapısal işleyişi gereği eriyen birlikler ihtiyat güçleriyle sürekli takviye edilir. Nitekim Çanakkale’de asli savunma unsuru olarak yerini sonuna kadar koruyan 57. Alay, savaştan sonra da mevcudiyetini sürdürmüştür.
Alayın varlığının en büyük ve en şerefli kanıtı ise doğrudan Osmanlı arşivlerinde yer alan madalya nişanlarıdır:
30 Kasım 1915 tarihinde Sultan V. Reşat’ın iradesiyle, 57. Alay’ın gösterdiği üstün kahramanlıklardan ötürü altın, gümüş imtiyaz ve harp madalyaları verilmesi kararlaştırılmıştır. Bu takdir nişanları, 25 Nisan 1916 tarihinde İstanbul – Şile arasındaki Çelebi Köyü’nün kuzeydoğusunda toplanan alayın sancağına düzenlenen görkemli bir askeri törenle takılmıştır.
İkinci büyük iddia ise 57. Alay Sancağı’nın Avustralya ya da Yeni Zelanda (ANZAC) birliklerince ele geçirilip yurtdışındaki müzelerde sergilendiği yönündedir. Yapılan tüm uluslararası diplomatik yazışmalar ve resmi araştırmalar, hiçbir müzede böyle bir sancağın bulunmadığını devletlerarası düzeyde tescillemiştir. Çünkü askeri tarihin en acı ve en asil gerçeği Filistin Cephesi’nde gizlidir.
Çanakkale’den sonra önce Galiçya Cephesi’ne, ardından bağlı olduğu 19. Tümen ile birlikte Filistin Cephesi’ne sevk edilen 57. Alay, 29 Temmuz 1917 – 23 Eylül 1918 tarihleri arasında çölde çok çetin muharebelere katılmıştır. Son olarak Nablus Meydan Muharebesi’nde mevcudunun dörtte üçünden fazlasını kaybederek savaş gücünü yitirmiş ve İngiliz ordusuna esir düşmüştür. Ancak Osmanlı kaynaklarının net bir şekilde aktardığı üzere; 57. Alay’ın yiğit askerleri, Türk askerinin namusu sayılan Alay Sancağı’nı düşman eline teslim etmektense yakarak imha etmişlerdir.
57. Alay’ın askeri tarihten silinmesinin ve sancağının dünyada hiçbir müzede bulunmamasının arkasındaki resmi ve en kuvvetli hakikat işte bu asil fedaediştir.
Şehitlik ve Anıt Yapılarının Tarihi Süreci
Çanakkale Savaşları sırasındaki siper yakınlığı ve yoğun çatışmalar nedeniyle 57. Alay askerleri vuruldukları yerlere veya hemen gerideki Çataldere, Karayörük Dere ve Kesikdere gibi vadilere defnedilmiştir. Günümüzdeki anıtın bulunduğu Kılıçbayırı mevkiinde ise, Cumhuriyet’in erken dönemlerinde ilk sembolik şehitlik oluşturulmuştur.
Yurtsev YARICI tarafından yapılan araştırmalara göre; bu bölgedeki ilk şehitlik Türk Şehitlikleri İmar Cemiyeti üyelerince inşa edilmiştir. Cemiyet üyelerinin Mehmet Çavuş Anıtı bölgesinde düzenlenen Anma Törenleri’ne katıldıkları sırada, İsmet İNÖNÜ ve beraberindeki heyetin önerisiyle bu adım atılmıştır. İlk etapta çevreden toplanan taşlarla yapılan bu sembolik mezarların sayısının çok fazla olmadığı tahmin edilmektedir.
Bölgedeki modern ve görkemli anıtsallaşma, 12 Aralık 1992 tarihinde Kültür Bakanlığı öncülüğünde, Mimar Nejat Dinçel’in tasarımıyla hayata geçirilmiştir. 25 Temmuz 1994 tarihinde bölgede çıkan orman yangınında hasar gören yapı, aynı yılın Kasım ayında onarılarak tekrar ziyarete açılmıştır. Ayrıca 1994 yılında 108 yaşında vefat eden son Çanakkale gazisi Hüseyin Kaçmaz’ın, heykeltıraş Metin Yurdanur tarafından yapılan bronz heykeli de bu dönemde komplekse eklenmiştir.
2011 yılında OPET’in “Tarihe Saygı Projesi” kapsamında anıt köklü bir restorasyondan geçmiştir. Genelkurmay arşivlerinden tespit edilen 1.817 şehidin ismi mermerlere işlenerek şehitlik güncellenmiştir. Bu restorasyonda, 1992 yılındaki kazılarda yan yana bulunup anıtın önüne defnedilen 57. Alay’dan Üsteğmen Mustafa Asım Bey ile İtilaf subayı Yüzbaşı Woister’in iskeletleri de şehitlikten çıkarılarak başka bir alana taşınmıştır. Anıt, son olarak 2017 yılındaki depremlerin ardından uygulanan sismik güçlendirme çalışmalarıyla tamamen sağlamlaştırılmıştır.
57. Piyade Alayı Şehitliği Yerleşim ve Mimarisi
Mevcut Şehitlik ve Anıtın Durumu
Günümüzde 57. Alay Şehitliği; şadırvan, açık namazgâh, ana mezarlık ve görkemli bir anıttan oluşan tam donanımlı sembolik bir ziyaret kompleksidir. Selçuklu ve Osmanlı mimarisinde sıkça görülen Kevser taşı kullanılarak inşa edilen yapının girişinde, gazi Hüseyin Kaçmaz’ın torunu Eylül’ün elini tuttuğu bronz heykel ziyaretçileri karşılar. Doğu duvarında 25 Nisan taarruzunu betimleyen 45 metrekarelik devasa bir rölyef bulunurken; ana yürüme yolunda 500 adet sembolik baş taşı ve kuzey ucunda Selçuklu kümbetlerinden esinlenilmiş ana anıt yükselmektedir.
Anıt, açık alanda bulunması sebebiyle zorlu iklim koşullarına maruz kalmaktadır. Nitekim 2025-2026 yılının sert kış aylarında yaşanan kuvvetli yağış ve fırtınalar, şehitlikte ufak çaplı fiziksel bozulmalara neden olmuştur. Ancak alanın bakımından sorumlu olan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, derhal kapsamlı bir bakım ve onarım çalışması başlatarak şehitliği 18 Mart 2026 tarihindeki anma törenlerine şanına yaraşır ve eksiksiz bir şekilde yeniden hazırlamış ve ziyarete açmıştır.
57. Piyade Alayı Şehitliği Anıt Yapıları ve Sanatsal Detaylar
Son Gazi: Hüseyin Kaçmaz
1884 yılında Zonguldak Ereğli’de doğan Hüseyin Kaçmaz, Çanakkale Savaşı’nda 57. Alay bünyesinde Conkbayırı’nda omuz omuza savaşmış ve yaralanarak Gazi unvanını almıştır. Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde de çarpışarak İstiklal Madalyası ile şereflendirilen Kaçmaz, 1994 yılında 108 yaşında vefat ederek “Dünyanın En Yaşlı Çanakkale Gazisi” unvanıyla tarihe geçmiştir. Vefatından önce Anzak törenlerine katılarak barış mesajları veren ve tüm dünyaya Çanakkale Ruhu’nu anlatan son gazimizin, kızı ve torunuyla olan bağlılığını simgeleyen bronz heykeli, bugün 57. Alay Şehitliği girişinde ziyaretçileri karşılayan en duygu yüklü sembollerden biridir.
Son Gazi Hüseyin Kaçmaz Anıtı
Tarihin Bronz Hafızası: 45 Metrekarelik Dev Rölyef
Şehitlik kompleksinin girişinin tam karşısında, doğu duvarında yer alan ve yaklaşık 45 m²lik bir alanı kaplayan bu devasa kabartma rölyef, 25 Nisan 1915 sabahı başlayan amansız mücadeleyi adeta canlı bir destan gibi gözler önüne serer. Rölyefin sağ tarafında, Yarbay Mustafa Kemal’in Conkbayırı eteklerinde eliyle taarruz yönünü göstererek tarihi emrini verdiği an ve onun etrafında kenetlenen neferleri tasvir edilmiştir. Hemen yanlarında, vatanı savunmak için mevzi almış, elleri tetikte bekleyen ve topçu bataryalarını ateşleyen kahraman Türk askerleri yer alır.
Panonun sol tarafına doğru ilerledikçe, savaşın o en kanlı ve amansız anı olan göğüs göğse süngü muharebeleri, siperlerdeki amansız direniş ve askerlerin muazzam mücadelesi epik bir dille işlenmiştir. En üst kısımdaki mermer blokta ise Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türk askerinin sarsılmaz imanını öven “Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayan-ı hayret ve tebrik bir misaldir.” sözü tüm heybetiyle ziyaretçileri selamlamaktadır.
Tarihin Yaşayan Mirası: Saygı Nöbetleri
Şerefli alayın hatırasını canlı tutmak amacıyla, günümüzde 57. Alay Şehitliği ve Şehitler Abidesi bünyesinde son derece anlamlı bir “Saygı Nöbeti” uygulaması sürdürülmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu askerler, sıradan üniformalar yerine 57. Alay’ın 1915 yılında Çanakkale Cephesi’nde giydiği tarihi dönem kıyafetleri ve teçhizatlarıyla bu kutsal topraklarda nöbet tutmaktadır. Bölgeyi ziyaret eden binlerce insana o tarihi atmosferi derinden hissettiren bu nöbetler, sancağı uğruna can veren kahramanların manevi mirasının ve sarsılmaz ruhunun günümüzde de dimdik ayakta olduğunun en asil göstergesidir.
Çanakkale Ruru: Bombasırtı Vakası
Mustafa Kemal Atatürk’e sorulan bir soru ve onun verdiği tarihi cevap, Çanakkale’yi geçilmez kılan asıl sırrı ve askerin sarsılmaz imanını en çarpıcı haliyle gözler önüne sermektedir:
Atatürk’e sorurlar: “Çanakkale’deki kahramanlıkları çok duyduk. Koca Seyit, Yahya Çavuş, Mehmet Çavuş ve nicesi. Bizim duymayıp, sizin bize anlatacağınız bir kahramanlık öyküsü var mıdır?”
Mustafa Kemal Paşa şu muazzam cevabı verir: “Bizler kişilerin kahramanlık öyküleriyle meşgul olmuyoruz. Bu; bir milletin topyekün olarak yazdığı bir destandır. Ancak size Bombasırtı vakasını anlatmadan geçemeyeceğim. Siperler arası 8 metre. Yani ölüm muhakkak. 3 dakika önce gelen bölüğün tamamı şehit olmuş. Yeni gelenler bunu biliyor ve bir 3 dakika sonra kendisinin de şehit olacağının farkında ilerliyor. Ama ne ilerleme! Bir an bile sarsılma, durma, geriye bakmak yok. Okuma bilenler Kur’an okuyor, bilmeyenler Kelime-i Şehadet getiriyor. Az sonra öleceğini bile bile gözünü kırpmadan şehadete gidiyor. İşte Çanakkale Savaşlarının zaferle sonuçlanmasını sağlayan şey milletimiz ve onun askerindeki bu yüce ruhtur.”
Bu sarsıcı diyalog, 57. Alay ve beraberindeki tüm kahramanların, vatan topraklarını korumak adına ölümü nasıl korkusuzca karşıladıklarının; Çanakkale Ruhu’nun bireysel bir cesaret değil, milli ve manevi bir ruh kudreti olduğunun en net vesikasıdır.
57. Piyade Alayı Şehitliği Yol Tarifi ve Harita Bilgisi
Nasıl Gidilir?
- 📍 Konum: Gelibolu Yarımadası Tarihi Alanı içerisinde, Eceabat ilçesine bağlı Kocadere köyü sınırlarında, Kılıçbayırı mevkiinde yer alır.
- 🚗 Araç: Eceabat ilçe merkezinden kuzeybatı yönüne doğru ilerleyip Kabatepe-Conkbayırı yolunu takip ederek yaklaşık 15-20 dakikada (15 km) kolayca ulaşabilirsiniz.
- 🛣️ Yol Durumu: Bölgeye giden yollar tamamen asfalt, geniş ve modern tur otobüslerinin geçişine son derece uygundur. Yol boyunca yönlendirici kahverengi tabelalar eksiksiz mevcuttur.
- ⚔️ Önemli: Yarbay Mustafa Kemal’in tarihi taarruz emrini verdiği stratejik bir noktadadır. Ziyaret rotanıza hemen yukarısındaki Conkbayırı, Kesikdere Şehitliği ve hemen yakınındaki Bombasırtı siperlerini dahil etmeniz önerilir.
Kahramanlığın Destanı: 57. Alay Şehitliği’ni Uzman Rehberlerle Keşfedin
Yarbay Mustafa Kemal’in “Size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” sözüyle tarihe geçen 57. Alay’ın izlerini, profesyonel bir ekiple ve tarihi gerçeklikleriyle yerinde ziyaret etmek ister misiniz?
57. Alay ve Şehitliği Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Türk Ordusunda günümüzde 57. Alay Var mı?
Çanakkale Savaşı’ndaki kahramanlıklarına ve gösterdikleri fedakarlığa bir saygı nişanesi olarak Türk ordusunda günümüzde 57. Alay bulunmamaktadır.
57. Alay Sancağı nerede bulunuyor?
Sıklıkla Avustralya’da olduğu iddia edilse de, orijinal 57. Alay Sancağı Filistin’de imha edilmiştir.
57. Alay nerede yok oldu?
57. Alay, Çanakkale Cephesi’ndeki Conkbayırı ve Bombasırtı bölgelerinde yaşanan şiddetli çarpışmalarda mevcudunun çok büyük kısmını kaybederek tarih yazmış olsa da Filistin cephesi sonrası ulaşılamamıştır.
57. Alay’ın hepsi öldü mü?
Evet. Ancak Çanakkale cephesinde değil, Filistin cephesindedir.
Atatürk “Ben size ölmeyi emrediyorum” sözünü ne zaman söylemiştir?
Yarbay Mustafa Kemal, bu tarihi sözü 25 Nisan 1915 sabahı Conkbayırı’na taarruz eden 57. Alay askerlerine vermiştir.
57. Alay Şehitliği ve Anıtı nerededir?
57. Alay Şehitliği ve Anıtı, Çanakkale’nin Eceabat ilçesinde, Gelibolu Yarımadası Tarihi Alanı içerisindeki Kabatepe-Conkbayırı yolu üzerinde yer alır.

YURTSEV YARICI
Rehber, Araştırmacı & Yazar
Bu sayfanın içerik üreticisi Yurtsev Yarıcı, Lisanslı Tur Rehberi ve Savaş Tarihi Uzmanı. Tüm Profil →






57.Alay ve Şehitliği sayfasını gezmek insanın ruhunu derinden etkiliyor. Site, 57. Alay’ın kahramanlık hikayesini ve şehitlerimizin fedakârlığını öylesine özenle anlatmış ki, her detayı dikkatle okumak bile büyük bir saygı ve minnet duygusu uyandırıyor. Anıtın ve mezarlığın huzurlu atmosferi, tarihimizin bu kritik anını ve genç kahramanlarımızın cesaretini daha iyi hissetmemizi sağlıyor. Görseller ve açıklamalar, ziyaret etmeyi düşünenler için çok değerli bir rehber niteliğinde. Gerçekten, bu sayfa sayesinde 57. Alay’ın kahramanlığı daha da anlam kazanıyor.
Allah razı olsun Atalarımız onca zor koşula rağmen cepheden cepheye koşmuşlar. Ömürleri cephede geçmiş. Onlar sayesinde bugün rahatça yaşayabiliyoruz.